Engin - istanbu...'s profileEnginPhotosBlogLists Tools Help

Blog


    2/23/2007

    Istihkam Marsi

    İSTİHKAM MARŞI

    Kanıyla yazdı milletim, zafer destanlarını.
    Durmak nedir bilmeyiz düşman gelmedikçe dize
    Yazdıracak yine tarihe kahramanlarını,
    Gazilik ve Şehitlik can kadar yakındır bize.

    Tüm engelleri aşarız,zaferlere koşarız.
    Ordumuzun sağ kolu cesur istihkamcılarız. 

    Zafer çiçekleri açar mayın tarlalarında.
    Gaza türkülerini biz tahriplerde duyarız.
    Kavuşur birbirine kıyılar akarsularda.
    Engeller yıldırmaz şanlı istihkamcılarız..

    14.Mknz.P.Tug. Istihkam Savaş Bölük Komutanlığı / KARS

    4/30/2006

    Ask..

    Tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak...Evinin seni içine
    sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...
    Sokağa fırlayacaksın...Sokaklar da dar gelecek...Tıpkı vücudunun yüreğine
    dar geldiği gibi...
    Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...Kendini
    taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
    küçüleceksin..
    Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan..."Önemli olan sağlık."
    "Yaşamak güzel." "Boş ver, her şey unutulur."Sen hiçbirini duymayacaksın...
    Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
    Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
    isteyecek kadar çok seveceksin...
    Hep ondan bahsetmek isteyeceksin..."Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın
    kıyamet kopacakmış" deseler
    başını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın...Yalnız kalmak
    isteyeceksin...Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
    İkisi de yetmeyecek...
    Geçmişi düşüneceksin...Neredeyse dakika dakika...Ama kötüleri
    atlayarak...Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
    Gittiğin yerlere gitmek... Bu sana hiç iyi gelmeyecek...Ama bile bile
    yapacaksın...
    Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... Aslında
    kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin...
    Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin....Aksini iddia
    edenlerden nefret edeceksin...
    Herkesi ona benzetip...Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...Hiçbir şey
    oyalamayacak seni...İlaçlara sığınacaksın...
    Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.Sadece bir müddet
    buzlu camın arkasından seyrettiren...
    Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
    Boğazın düğümlenecek,
    dinleyemeyeceksin...Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
    Sabahı iple çekeceksin...Bazengüneş doğmasa" diyeceksin...Ne
    geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
    Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle
    önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
    Nafile...Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...Rüyalar göreceksin,
    gerçek olmasını istediğin...
    Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... de "Hiç
    Telefonun çalmasını bekleyeceksin...
    Aramayacağını bile bile...Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...Ağlamaklı
    konuşacaksın arayanlarla...
    Yüreğin burkulacak...Canın yanacak...Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
    Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...Onun sesini bir kez daha
    duymak için yanıp tutuşacaksın...
    Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret
    edeceksin...
    Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...Onunla hiçbir anının olmadığı bir
    yerlere gidip yerleşmek...
    Ama bir umut...Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...Bu umut seni
    gitmekten alıkoyacak...
    Gel gitler içinde yaşayacaksın...Buna yaşamak denirse...
    Razı mısın bütün bunlara...?
    Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?